|

ARTIK DARWINİSTLER BOZGUNA UĞRADIKLARINI
KABUL ETMEK ZORUNDADIRLAR!

Evrimciler,
yıllardan beri yersiz bir inatla, kaybedilmiş bir davanın savunuculuğunu
yapmaktadırlar. Peşinden gittikleri teori, tamamen 19. yüzyılın
teknolojik ve bilimsel imkansızlıkları içerisinde ortaya atılmış
hayal ürünü bir safsatadan ibarettir. Nitekim, son yüzyıldaki tüm
bilimsel bulgular Darwinizm'in mesnetsiz bir iddia ve bilim tarihinin
en büyük yalanı olduğunu kanıtlamıştır. Sayısız araştırma ve buluş
neticesinde bilim;
- Evrimcilerin "ilkel" adını verdikleri koşullarda,
canlıların yapıtaşları olan 20 çeşit amino asitten hiçbirinin
sentezlenemeyeceğini,
- Tesadüfi denemelerle tek bir protein zincirinin oluşması için
evrendeki tüm atomların bile yeterli olmayacağını,
- 500 amino asitli orta büyüklükteki bir protein molekülünün tesadüfen
meydana gelmesinin 10950'de 1 ihtimal, yani imkansız, olduğunu,
Aminoasitlerin
denizlerde birleşerek protein oluşturmalarının kimyadaki Le Châtelier
Yasası'na aykırı olduğunu,
- Evrimcilerin, nükleik asitlerin (DNA, RNA) nasıl ortaya çıktıkları
konusunda hiçbir açıklamalarının bulunmadığını,
- Proteinler olmadıkça nükleik asitlerin oluşamayacağı, nükleik
asitler olmadan da proteinlerin meydana gelemeyeceği gerçeği karşısında
evrimin mantıksal olarak çöktüğünü,
- Canlı türlerinin kesin çizgilerle birbirlerinden ayrıldıklarını,
bir türün diğerine evrimleştiğini gösteren tek bir ara fosilin
dahi mevcut olmadığını,
- Beyin, göz, akciğer, kanat gibi sadece mükemmel ve eksiksiz
bir şekilde varoldukları takdirde işe yarayan organların eksik
yapılarla fonksiyonel olmasının mümkün olmadığını,
- Sadece kalıtımsal özelliklerin alt nesillere aktarıldığını,
bunun da nesilden nesile kan yoluyla değil, hücrelerdeki genetik
şifreler yoluyla geçtiğini,
- Türlerin zaman içinde yavaş yavaş değil, aniden ve gelişmiş
formlarda ortaya çıktığını ve Kambriyen patlamasından itibaren
çok çeşitli biçimlerde yayıldığını,
- Yüz milyonlarca yıl önce yaşamış ilk canlılarda, bugünküler
gibi göz, solungaç, kan dolaşımı gibi yüksek organizasyon gerektiren
sistemlerin mevcut olduğunu...
Ve bunlar gibi sayıları binlerce çoğaltılabilecek delilleri açıkça
ispatlamış ve teoriyi her açıdan çürütmüştür.
Bütün
bu bilimsel gerçeklere rağmen, dünya ülkelerinde evrim teorisini
hala ısrarla savunmaya devam edenler, aslında, Darwinizm'in mesnetsiz
olduğunu kendileri de çok iyi bilmektedirler. Ama yıllarca bir yalanın
peşinden gitmiş olmayı gururlarına yediremedikleri için, hiç bir
delili olmadığını bile bile bu safsafayı savunmayı sürdürmektedirler.Okudukları
kitaplardaki çarpık fikirlerin ve telkinlerin izlerini silmekte
zorlanan Darwinistler'in, mantıklı düşünmelerini engelleyen bu derin
hipnozdan ve büyüden bir an önce kurtulmaları gerekir. Darwinistler,
gururu ve kibiri bir kenara bırakarak kendi kendilerine "tüm
bu kusursuz düzen, eşsiz tasarım vesanat şuursuz ve kör tesadüflerle
meydana gelmiş olabilir mi?" sorusunu sormalı ve vicdanlarının
sesini dinlemelidirler. Vicdanlarına baskı yapmadıkları takdirde,
anlayışları açılacak ve bu sağlıksız muhakeme yapısından kurtularak,
doğruyu görmeleri mümkün olacaktır.
Harun Yahya'nın eserleri, Darwinistler'in ve onları izleyenlerin
görmesi, düşünmesi ve kavraması gereken pek çok gerçeği bilimsel
delilleriyle gözler önüne seriyor.
|