|

FAŞİSTLERİN İKİYÜZLÜ DİNDARLIĞI
Faşizm, Darwin'in evrim teorisine dayanan, dine şiddetle düşman,
dinin öğrettiği bütün ahlaki değerleri ortadan kaldırmayı hedefleyen
bir ideolojidir. Din, insana şefkati, merhameti, fedakarlığı, tevazuyu,
affetmeyi, kanaatkarlığı öğretirken, faşizm acımasızlığı, kibiri,
saldırganlığı, zalimliği, hırsı ve açgözlülüğü öğretir.
Ancak tarih boyunca çoğu faşist bu gerçeği gizlemeye ve kendilerini
dindar gibi göstermeye çalışmıştır. Gerçekte birer ateist olan faşist
liderler, bunu açıkladıklarında halktan tepki toplayacaklarını düşündükleri
için dindar gibi davranmışlardır. Örneğin; Faşizmin kurucusu olan
Benito Mussolini iktidara gelmesinden önceki yıllarda da La Lima
adlı gazetede "gerçek dinsiz" takma adıyla din aleyhtarı
yazılar yazmış, ancak iktidara geldiğinde Vatikan'ın desteğini kazanmak
için dindar bir havaya bürünmüştür. Mussolini'nin bu politikası
gereğince, İtalyan çocuklara "Kutsal Papa'nın şahsında faşizme
inanıyorum" diye yeminler ettirilmiştir.Faşizmi İspanya'da
hakim kılan diktatör Francisco Franco, "Falanj" adını
verdiği ideolojiyle, kurduğu baskı rejimine dindar bir kimlik kazandırmıştır.
Franco'dan esinlenen Lübnanlı Hıristiyanlar, "Falanjistler"
adıyla örgütlenerek 70'li ve 80'li yıllarda Ortadoğu'yu kana bulamıştır.
 |
Faşizmin 18. yüzyıldaki öncüsü olan Napoleon
Bonaparte ise, gerçekte bir ateist olmasına rağmen iktidar için
kendisini dindar göstermiştir. Öyle ki, "Napoleon, iktidara
uzaklaştıkça ateizmi açıkça savunmaktan uzaklaşmış, ateizmi savunmaktan
uzaklaştıkça da iktidara yaklaştığının, yerleştiğinin bilincine
varmıştır." (İdeoloji Kuramları, S. Özbek, s. 43)
Dini
sadece halkın sempatisini kazanmak için bir kisve olarak gören,
gerçekte faşist bir ahlaka ve Darwinist dünya görüşüne sahip olan
bu gibi kişiler, hangi ülkede yaşıyorlarsa o ülkenin dininden gözükürler.
Budist bir ülkede Budist kimliğiyle, Hıristiyan bir ülkede Hıristiyan
kimliğiyle, Müslüman bir ülkede Müslüman kimliğiyle ortaya çıkarlar.
Bu ikiyüzlülüğü teşhis etmek için, Kuran ahlakını hakkıyla bilmek
ve kalbe sindirmek gereklidir.
Unutulmamalıdır ki, Avrupa'yı kasıp kavuran bu kanlı ideolojiler,
Türk milleti içinde hayat bulamamıştır. Bu da asil milletimizin
üstünlüğüdür.
Harun Yahya'nın eserlerini okuyun. Allah'ın bizlere öğrettiği
güzel ahlakı öğreneceksiniz.
|