|

EVRİMCİLERDEN FANTASTİK BİR HİKAYE:
ŞANSLI CANAVAR TEORİSİ
 Evrimcilerin
iddiasına göre, balıklar omurgasızlardan, sürüngenler balıklardan,
kuşlar sürüngenlerden türemişlerdir. Darwin bunun küçük ve aşamalı
değişikliklerle gerçekleştiğini söylemişti. Buna göre, her canlı
türünün geçiş aşamasında bir çok ara geçiş canlısı yaşamış olmalıydı;
yani yarı omurgasız yarı balık, yarı balık yarı sürüngen, yarı sürüngen
yarı kuş canlılar. Ancak, 140 yıldır yapılan araştırmalar sonucunda
böyle canlıların hiçbir zaman yaşamadıkları anlaşıldı.
Evrimciler ise, evrim teorisinin bir yanılgı olduğunu ilan
etmek yerine, ortaya çok daha inanılmaz ve fantastik bir iddia attılar.
Eğer ara geçiş canlıları yoksa, demek ki, bu canlılar birdenbire
değişmiş olmalıydılar. Bu iddialarına göre, örneğin bir sürüngen
yumurtasından bir gün aniden bir kuş çıkmıştı. Veya bir balık bir
gün aniden bir kara canlısına, büyük bir kara canlısı ise balinaya
dönüşmüştü. Kurbağanın prense dönüştüğü masallara benzeyen bu teoriye
"Şanslı Canavar" adını verdiler. Ancak birçok açıdan açıklar
ve mantıksızlıklar içeren bu iddia, bilinen tüm genetik, biyofizik
ve biyokimya kurallarına aykırıdır.
Evrim
teorisi, bu inanılması imkansız teoride olduğu gibi, birçok fanteziden,
aldatmaca ve çarpıtmalardan oluşan bilim ve mantık dışı bir hikayedir.
Asıl üzerinde durulması gereken nokta ise, birçok bilim adamının
böyle bir iddiaya inanabilmesidir. Yıllarca eğitim görmüş, hatta
kendisi binlerce zeki insana eğitim veren, fizik, kimya problemleri
çözen profesörlerin, adeta büyülenmiş gibi, çocukların dahi masal
zannedip gülecekleri iddialar ortaya atmaları veya bunlara inanmaları
çok önemli bir olaydır. Bu, Darwinizm'in insanlar üzerindeki büyüsünün
vehametini gösterir. Bu büyüden kurtulmak ve insanları kurtarmak
için Darwinizm'le bilimsel, felsefi ve fikri alanda mutlaka mücadele
edilmesi gerekmektedir.
|