|

FEDAKARLIK & DARWINIZM'İN SONU
Birçok
hayvan türü sürü halinde yaşar. Eğer sürünün menfaatine aykırı bir
durum olursa topluca saldırıya geçerler. Zayıf ve güçsüz olanlar
genellikle ezilir, aç kalır, korunmaz. En güçlü olan herşeyde hak
kazanır. Sürüler arasında da daima bir üstünlük savaşı vardır. Bir
bölgeye sahip olmak için kendi cinsleri ile kavga eder, boğuşur,
ölesiye birbirlerine saldırır, sürekli kan dökerler. Akan kan sonucunda
ise barınak ve yiyecek elde ederler. Yeni yetişen yavrulara da kan
dökme, diğer hayvanları parçalama, yol kesme, pusu kurma, zayıf
ve savunmasız avı en ummadığı anda yakalama dersleri verilir....
Bunlar hayvanların yaşamlarının
yalnızca bir yönüdür.
Diğer yanda ise hayvanların,
fedakarlık, yavruları ve zayıf olanları koruma, kollama, yardımlaşma,
sadakat, vefa gibi özellikleri de vardır. Örneğin penguenler yavrularını
Kuzey Kutbu'nun dondurucu soğuğundan korumak için ayaklarının arasındaki
sıcak kesede, hiç kıpırdamadan ve aç kalma pahasına 4 ay boyunca
büyük bir sabır ve şefkatle taşırlar. Veya bir kuş sürüsündeki kuşlardan
biri, sürüye gelecek bir tehlikeyi sezdiğinde, çığlık atarak diğer
kuşları uyarır, ama aynı zamanda da düşmanın dikkatini kendi üzerine
çekmiş olur. Yani diğerleri için kendini feda eder. Çakal yavruları
ise, yetişkin olduktan sonra bile annelerini yalnız bırakmazlar,
sonraki senelerde doğan kardeşlerine bakıcılık yaparak onları koruyup
yetiştirirler.
İnsanın gelişmiş bir hayvan
türü olduğu yalanını ortaya atan Darwinist-materyalistler ise hayvanların
birinci kısımda tarif edilen özelliklerini esas alırlar ve bu davranışların
insanlar arasında da yaygınlaşmasını doğal göstermeye çalışırlar.
Hayvanların fedakarlık, koruma, kollama gibi özelliklerini ise görmezden
gelirler. Komünist, faşist ve anarşist olarak yetiştirilen insanlara,
anarşinin, kan dökücülüğün, saldırganlığın, zayıf ve mazlumları
ezmenin, güçlü olanın haklı olduğunun bir doğa ve orman kanunu olduğu
yalanını öğretirler ve bunları hayata geçirirler.
 İşte
dünyadaki zulmün, geçtiğimiz 20. yüzyılın acıların yüzyılı olarak
tarihe geçmesinin en büyük nedeni, Darwinistler'in insanoğlu için,
hayvanların bencil, saldırgan, çatışmacı ve çıkarcı özelliklerini
örnek almalarıdır. Sözkonusu Darwinist düşünce, dünyayı sadece güçlülerin
kazandığı, haklı olanların değil güçlü olanların galip geldiği,
zayıfların ve fakirlerin ezildiği kanlı bir "arena" haline
getirmeye çalışmaktadır.
Ancak artık böyle olmayacak.
Dünya, önemli bir dönüm noktasının eşiğine gelmiştir.Darwinistler'in
tüm insanlığa kurdukları tuzakları bozan HARUN YAHYA'nın bu eserlerini
mutlaka okumalısınız.
|