|

KAÝNATTA TESADÜF, BAÞIBOÞLUK, ÝNTÝZAMSIZLIK VE KARGAÞA ARAYAN
EVRÝMCÝLER BÜYÜK BÝR BOZGUNA UÐRADI
Evrendeki
herþeyde çok büyük bir düzen ve tasarým vardýr. Örneðin;
-Güneþ
tam dünyayý ýsýtacak ve ona ýþýk
verecek þekilde yerleþtirilmiþtir. Eðer Güneþ
þimdiki gibi en uygun ýsý ve büyüklükte
olmasaydý, yeryüzünde canlýlýk olmazdý.
-Dünya'nýn Güneþ'e uzaklýðý
en uygun þekilde ayarlanmýþtýr. Eðer biraz daha yakýn olsa sýcaktan
kavrulurduk; biraz daha uzak olsa dünyanýn her yeri buzlarla kaplý
olurdu. Her iki halde de yeryüzünde yaþam olamazdý.
-Yaþam için nefes almaya ihtiyaç
duyarýz ve havada insanlarýn nefes alabilmesi için tam gereken miktarda
oksijen vardýr. Biraz daha az veya fazla oksijen olsaydý, ne insanlar
ne hayvanlar ne de bitkiler yaþayamazdý.
Tüm
bunlar dünyada yaþamýn var olmasýný saðlayan milyonlarca, milyarlarca
dengeden sadece birkaçýdýr. Ve kuþkusuz bunlarýn tek bir tanesinin
bile tesadüfen meydana gelmesi mümkün deðildir. Bunlarýn tesadüfen
oluþtuðunu iddia eden bir insanýn, sahilde dalgalarýn etkisiyle
tesadüfen kumdan bir þatonun oluþabileceðini iddia eden bir insandan
farký yoktur.
Ne ilginçtir ki, bazý insanlar
kumdan bir þatonun dalgalarýn etkisiyle oluþmasý fikrini son derece
saçma bulurlar ama güneþin, yýldýzlarýn, dünyanýn ve canlýlarýn
þuursuz atomlarýn kendi kendilerine, tesadüfen biraraya gelmesiyle
oluþtuðunu iddia edebilirler. Ýþte bu evrimcilere has bir mantýk
hezimetidir. Bu hezimeti Harun Yahya'nýn eserleri sayesinde bugün
tüm halkýmýz rahatlýkla görebilmektedir.
|