Maddenin Ardındaki Sır Çözüm Kuran Ahlakı Darwinizm'in Karanlık Yüzü
Evrim Teorisinin Bilimsel Çöküşü İman Delilleri Harun Yahya'nın Eserleri Tüm Dünyada

DARWINİST ALDATMACALARIN SONUNU GETİREN BİLİMSEL
AÇIKLAMALARDAN BİRİNİ DAHA OKUYUN!

Bakterilerin Antibiyotik Direnci Evrimin Bir Delili Değildir. Evrimcilerin en çok kullandıkları yöntemlerden biri, teorileri için hiçbir delil oluşturmamasına rağmen, bazı biyolojik olayları evrimin delili gibi halka tanıtmalarıdır. Bu sahte delillerden biri, bazı bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç göstermeleridir. Evrimciler bu direnç mekanizmasının söz konusu kimyasal maddelere maruz kalan canlılarda, mutasyonlar sonucunda meydana geldiğini iddia ederler.

Oysa bakterilerdeki bu özellikler, söz konusu canlıların antibiyotiklere karşı mutasyon sonucunda sonradan geliştirdikleri özellikler değildir. Çünkü bu canlılar söz konusu özelliklere, antibiyotiklere maruz kalmadan önce de sahiptirler. Scientific American dergisi, evrimci bir yayın olmasına karşın, Mart 1998 sayısında bu konuda şöyle bir itirafa yer vermektedir:

"Çok sayıda bakteri, daha ticari antibiyotikler kullanılmaya başlamadan önce de direnç genlerine sahipti." (Stuart B. Levy, "The Challange of Antibiotic Resistance, Scientific American, Mart 1998, s. 35)

Görüldüğü gibi, direnç sağlayan genetik bilginin, antibiyotiklerden önce var olması, evrimciler tarafından açıklanamayan ve teorinin iddiasını geçersiz kılan bir gerçektir.

Dirençli bakterilerin, antibiyotiklerin keşfinden yıllarca önce mevcut olduğu, ciddi bir bilimsel yayın olan Medical Tribune dergisinin, 29 Aralık 1988 sayısında da ilginç bir olay aktarılarak belirtilmektedir:

"1986'da yapılan bir araştırmada, 1845 yılında bir kutup keşfi sırasında hastalanarak hayatını kaybeden denizcilerin buzda korunmuş cesetleri bulunmuştur. Bu cesetlerin üzerinde 19. yüzyılda yaygın olan bazı bakteri çeşitleri tespit edilmiş ve bunlar test edildiğinde, 20. yüzyılda üretilmiş pek çok modern antibiyotiğe karşı direnç özellikleri taşıdıkları hayretle saptanmıştır." (Medical Tribune, 29 Aralık 1988, ss. 1, 23)

Bu tür direnç özelliklerinin penisilinin icadından önce de birçok bakteri türünde mevcut olduğu tıp dünyasında bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bakterilerdeki direnç özelliğinin evrimsel bir gelişme gibi öne sürülmesi kesinlikle aldatıcı bir iddiadır.

Peki günlük dilde "bakterilerin bağışıklık kazanması" denen süreç gerçekte nasıl oluşur?

Bakterilerin kendi türleri içinde sayısız varyasyonları (çeşitleri) vardır. Bu varyasyonların bir kısmı ise, bazı ilaçlara karşı direnç sağlayacak genetik bilgiye sahiptir. Bakteriler belli bir ilacın etkisine maruz kaldıklarında, ilaca dayanıksız varyasyonlar yok olur; dirençliler ise hayatta kalır ve daha fazla çoğalma imkanına kavuşurlar. Belli bir zaman sonra tamamen yok olan dirençsiz bakterilerin yerini, hızla çoğalan bu dirençli bakteriler doldurur.Bir süre sonra, aynı bakteri türü yalnızca söz konusu antibiyotiğe dirençli olan bireylerden oluşmuş bir koloni haline gelir ve artık aynı antibiyotik o bakteri türüne karşı etkisiz hale gelir. Ancak bakteri yine aynı bakteri, tür yine aynı türdür. Hiçbir evrimleşme söz konusu değildir.

Darwinizm tarihi, aldatmacalar, yanıltmalar ve sahtekarlıklarla doludur. Ancak, 21. yüzyılın başlangıcı, Darwinizm'in tüm sahtekarlıklarının ve yanılgılarının deşifre olarak insanlara ilan edildiği önemli bir dönüm noktası olacaktır.