|

İNSANIN DİK VE İKİ AYAKLI YÜRÜYÜŞÜ,
EVRİMİN
GERÇEKLEŞMEDİĞİNİ GÖSTEREN DELİLLERDEN BİRİDİR
Evrim
teorisinin en önemli çıkmazlarından biri, dört ayaklı ve eğik maymun
yürüyüşünün nasıl olup da iki ayaklı dik insan yürüyüşüne dönüştüğü
sorusudur. Yapılan bilimsel araştırmalar bu dönüşümün imkansız olduğunu
göstermektedir. Bu konuyla ilgili en son bilimsel sonuçlar şöyledir:
Evrimciler, maymunların eğik ve dört ayaklı yürüyüşünün kademeli olarak
insanın dik ve iki ayaklı yürüyüşüne evrimleştiğini iddia ederler.
Oysa fosil kayıtları, insan ile maymun yürüyüşü arasında bir hareket
şekline sahip bir canlının hiçbir zaman yaşamadığını göstermektedir.
- 31996 yılında insanın iki ayaklı yürüyüşü konusunda araştırmalar
yapan İngiliz mühendis Robin Crompton, maymun yürüyüşü ile insan
yürüyüşü arasında bir hareket şeklinin kesinlikle mümkün olmadığını
ortaya koymuştur.
- 3Canlıların dik ve eğik duruşlarının tespiti için bilim adamları
iç kulak analizini kullanmaktadırlar. Tüm kompleks yapılı canlıların
iç kulaklarında vücudun yere göre konumunu belirleyen "salyangoz"
isimli bir organ bulunur. İngiliz araştırmacı Fred Spoor, insanın
atası olarak gösterilen canlıların salyangozlarını incelemiş ve
şu sonuca varmıştır: Bunların bir kısmı günümüz maymunları gibi
eğik duran maymunlardır. Diğerleri ise, dik duran normal insanlardır.
Yani insanla maymun arasında bir duruşa sahip bir canlı hiçbir
zaman yaşamamıştır.
İnsanla maymun arasındaki büyük uçurum sadece duruşlarından ve
yürüyüş şekillerinden kaynaklanmamaktadır. Bu iki canlı türü arasındaki
beyin kapasitesi, konuşma yeteneği, muhakeme, karar alma, medeniyet
oluşturma gibi önemli farklılıklar evrimciler tarafından hiçbir
zaman açıklanamamaktadır. Günümüzün önde gelen evrimcilerinden Roger
Lewin bu konuda şöyle bir itirafta bulunmaktadır:
"Fiziksel anlamda, insanın evrimi hakkındaki
herhangi bir teorinin, güçlü çeneleri ve iri kesici dişleri olan
ve bizden dört kat hızlı koşan maymun benzeri bir atanın nasıl yavaş
yavaş, iki ayaklı bir hayvana dönüştüğünü açıklaması gerekir. Bu
güçlere, aklı, konuşmayı ve ahlakı ekleyin; bunların hepsi evrim
teorisine başkaldırmaktadır." (John Peet, The True History
of Mankind, www.pages.org/uk/org/bcs)
İşte, sizin televizyon programlarında, bilimsel içerikli dergilerde
veya bir üniversite kampüsünde konuşmalarına, yazılarına veya yorumlarına
rastladığınız evrimci bilim adamları, bol bol Latince kelimeler
kullanarak, evrim hakkında saatlerce konuşurlar. Ancak, halkın "ağır
bilimsel bir üslubu" anlamamasından faydalanarak, hiçbir bilgi
vermez, sürekli demagoji yaparlar. Evrimle ilgili en basit ve en
temel soruları ise kesinlikle cevaplayamazlar. Çünkü evrim hiçbir
zaman gerçekleşmemiştir. Ve olmayan birşey anlatılamaz.
Evrimcilerin diğer çıkmazlarını görmek için Harun Yahya tarafından
hazırlanan "Darwinizm'in Sonu" kitabını mutlaka okuyunuz.
|