|

ÇOCUKLAR
Bazı
soruların cevabı baştan bellidir. Bu cevapları görmezden gelmek
evrimcilere hiçbir şey kazandırmayacaktır.
Bir müzik seti kendi kendine tesadüfler neticesinde oluşup, sevdiğiniz
parçaları size çalabilir mi?
Her gün kullandığınız güzel kokuları oluşturan maddeler tesadüfen
biraraya gelip, sonra şişenin içine kendiliklerinden girmiş olabilirler
mi?
Hiç bilgisayarınızın yanına yazılması gereken yazıları bırakıp
sonra onların kendi kendine yazılmış olduğuna şahit olur musunuz?
Ya da mutfağa bıraktığınız sebzeler biraraya gelip kendi kendilerini
kesip, tencereye girebilir ve yemek haline gelebilirler mi?
Bu sorulara verilecek cevaplar bellidir. Akıl ve mantık sahibi
her insan bunların gerçekleşemeyeceğini bilir ve şöyle cevap verir:
Hayır!
Peki, bir müzik setinden daha da üstün bir ses kalitesine sahip
olan kulaklarınız tesadüf denen rastlantılar sonucunda oluşabilir
mi?
Mis gibi kokusunu içine çektiğiniz, renklerini hayranlıkla seyrettiğiniz
güller topraktan tesadüfen çıkabilirler mi?
Şuursuz atomlar biraya gelerek yediği yemeklerden kebaptan, sütlaçtan,
şeftaliden zevk alan insanlar haline dönüşebilirler mi?
Bu soruların da cevabı elbette ki HAYIRDIR..
Çünkü tesadüfler değil bir canlıyı bu canlının tek bir hücresini,
tek bir parçasını bile meydana getiremezler. Tesadüfü bir güç olarak
kabul etmenin mantıksızlığı açıkça ortadadır. Ancak herşeye rağmen
tesadüfü yaratıcı bir güç zanneden, onu adeta putlaştıran kişiler
mevcuttur. Evrim teorisinin etkisindeki insanlara bu gerçeği sabırla,
kararlılıkla ve doğru, anlaşılır bilgilerle anlatmak gerekir. Bu,
vicdan sahibi, aklını kullanabilen her insana düşen bir sorumluluktur.
Harun Yahya'nın eserleri bu önemli görevi yerine getirme amacı
taşımaktadır.
|