|

BİR ZİYAFET SOFRASI, MASADA OTURAN
HER İNSANIN BEYNİNDE AYRI AYRI YARATILIR
Dostlarını
ziyafete davet eden bir insan, beyninde oluşan görüntünün içinde
misafirleri için hazırlık yapar. Ziyafet sofrasına koyduğu herşey,
tabakları, bardakları, peçeteleri, özenerek hazırladığı yemekler,
içecekler, hepsi beyninde meydana gelen görüntülerdir. Bunların
asılları ile hiçbir zaman muhatap olamaz.
Dostları geldiğinde, duyduğu kapı zili,
yine insanın beyninde çalar. Kulaktan gelen uyarılar, beyne elektrik
mesajı olarak gider. Ve bu mesaj beyinde kapı zili olarak duyulur.
Kapıyı açıp, dışarıdakileri içeri aldığını sandığında ise, beyninin
içindeki kapıyı açar, dostlarının her biri de beyninde oluşur. Ve
dostlarını beyninin içindeki sofraya davet eder.
Yemek servisi ve ikram, beyinde yapılır.
Fırında pişmiş tavuğun kokusu, kıvamı, tadı, her misafirin zihninde
ayrı ayrı oluşur. Hiç kimse, ziyafet sofrasının aslını göremez,
tavuğun aslının tadına bakamaz. Her algıladığı şey, beyninin, kendine
gelen uyarıları yorumlayışıdır. Ziyafet sofrasındaki yemeklerden,
içeceklerden, dostlarla yapılan sohbetten zevk alan ise, her bir
misafirin beynindeki ele, göze, ağza ihtiyaç olmadan gören, duyan,
konuşan, tad alan ruhtur.
İnsanların büyük bir çoğunluğunun bu olağanüstü
gerçeği anlamazlıktan gelmesi sizi aldatmasın. Tüm hayatınızı kafatasınızın
içindeki küçücük mekanda, beyninizdeki ekranı izleyerek geçirdiğinizi
sakın unutmayın.
|