|

BEYİNDEKİ KOPYA HAYATIN ANLAMAZLIKTAN
GELİNMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR
Yemek için elinize aldığınız bir şeftalinin önce yuvarlak şeklini
görür ve parlak rengini fark edersiniz. Daha sonra tüylü dokusunu,
şeftaliye has keskin ve hoş kokusunu hisseder, bundan zevk alırsınız.
Bir şeftali dilimini tattığınızda ise tadını, yumuşaklığını, kokusunu
hissedersiniz. Ancak gerçekte bu şeftali aslının bir kopyasından
başka birşey değildir. Sizin şeftalinin aslını görmeniz, koklamanız
veya tadını almanız ise mümkün değildir. Bu, insanların anlamazlıktan
geldiği olağanüstü bir mucizedir.Şeftaliyi yediğimiz zaman aldığınız
tat, dil üzerindeki tat algılayıcılarının beyne ulaştırdıkları elektrik
sinyallerinin hissedilmesidir. Bu durumda dikkat edilmesi gereken
şey, dilin hiçbir zaman gerçek algılayıcı olmadığıdır.
Siz
şeftalinin aslından gelen tadı ağzınızda hissettiğinizi düşünürsünüz.
Ama aslında bu tamamen bir yanılgıdır. Şeftalinin lezzeti ve görüntüsüne
dair tüm bilgiler beynin tat alma merkezinde oluşmaktadır. Beyne
ise şeftalinin şekeri veya lezzeti değil, sadece elektrik sinyallerinden
oluşan bilgiler iletilmektedir. Beyinde tadı algılayabilecek bir
dil yoktur.
Dili, dili oluşturan kası, alıcıları olmaksızın meyvenin lezzetini
hisseden ve bundan zevk alan insanın RUHU'dur.Ruhun algıladığı bütün
hisler gerçeği ile ayırt edilemeyecek derecede kusursuzdur. Bu yüzden
insanlar bu gerçeği bir türlü fark edemezler.İnsanların bu apaçık
gerçeği hiç düşünmeden yaşamaları ve bu gerçeği kavrayamamaları
da ayrı bir mucizedir.Harun Yahya'nın yakında çıkacak olan eseri
"GERÇEĞİ BİLMEK" bu büyük gerçeği kavramanız için bir
vesile olacaktır.
|