|

BEYİNDE BİR GÖRÜNTÜ OLAN FABRİKA,
YAT VE ARSALARIN,
KENDİLERİNİ BOŞA ÜZEN SAHİPLERİ
 |
Birçok
insanın hayatta en çok değer verdiği şey evleri, fabrikaları, yatları,
arsaları, mücevherleri, bankadaki hesapları, antikaları, kısaca
maddi varlığıdır. Tüm hayatlarını bunları elde etmek için geçirir,
gece-gündüz demeden çalışırlar. En büyük korkuları ise bir gün yıllarını
vererek elde ettikleri bu mallarını kaybetmektir. Ancak bu insanlar
sahip oldukları mal ve mülkün gerçek mahiyeti hakkında hiç düşünmeyerek,
çok büyük bir yanılgıya düşmüşlerdir.
Çünkü "EVİM, FABRİKAM, YATIM, MÜCEVHERİM!" diye sahiplendikleri
ve endişe içinde muhafaza ettikleri bu mallarının asıllarıyla asla
karşılaşamazlar. Asla gerçek evlerinin içinde oturamaz, asla gerçek
yatlarıyla gezemez, asla gerçek mücevherlerini takamazlar. Onlar
sadece bu eşyalardan beyinlerine ulaşan elektrik sinyallerini, beyinlerindeki
ekrandan izlerler. Bu izledikleri de gerçek mal ve mülklerinin birebir
benzeyen kopyalarından başka birşey değildir. İşte bu büyük gerçek
insanların tüm hırslarını, endişelerini bir anda anlamsızlaştırmakta,
beyinlerindeki ekranda izledikleriyle övünenler, gösteriş yapanlar
gerçekler karşısında çok küçük düşmektedirler. Ancak tüm ömürlerini,
bu dünyada kazanç sağlamak için çalışarak tüketenler, ahireti unutup,
yalnızca dünya hayatına yönelenler ölüm gerçeğiyle karşılaştıklarında
çok geç olacaktır.
Rabbimiz bu gerçeği "Keşke o
ölüm kesip bitirseydi, malım bana hiçbir yarar sağlayamadı, güç
ve kudretim yok olup gitti" ayetiyle bizlere bildirir.
(Hakka Suresi, 27-29) Harun Yahya'nın Dünya Hayatının Gerçeği
isimli kitabında dünya hayatına dair hırslar uğruna dini bir kenara
bırakmanın Allah katındaki karşılığını göreceksiniz.
|