|

ŞİMDİYE KADAR HİÇ KİMSE
BİR ÇİÇEĞİN ASIL KOKUSUNU DUYMADI
İnsanın çevresinde hissettiği tüm kokular aslında uçucu moleküllerdir.
Bu moleküller burundaki alıcılara gelir ve buradan beyne iletilirler.
Bu uyarıları beynin koklama merkezinde koku olarak hisseden bir
varlık vardır. Bahçedeki güllerin keskin ve etkileyici kokusunu
da, masadaki yemeğin iştah açıcı kokusunu da, kullandığı parfümün
çok beğendiği kokusunu da, trafikte giderken rahatsızlık duyduğu
yakıcı egzos kokusunu da, insanın beynindeki bu varlık idrak eder.Burada
önemli olan konu, insanın beğendiği veya beğenmediği tüm kokulara
ait moleküllerin hiçbir zaman beyne ulaşmadığıdır. Beyne ulaşan
yalnızca uyarılardır; yani insan doğduğu andan itibaren kokladığı
bir karanfilin veya portakalın gerçek kokusunu asla duyamaz. Duyduğu
portakal veya karanfil kokusunun aslı değil, beyinde oluşan kopyasıdır.
Peki
türlü kokuların oluştuğu beynin bu küçük merkezinde burna ihtiyaç
duymadan aslının tıpatıp aynısı kokuları alan, bunları idrak eden
kimdir? Bu şuur, Allah'ın yarattığı ruhtur. Materyalistler bu şuurun,
yani ruhun, varlığını hiçbir zaman açıklayamamış ve kabul etmemişlerdir.
Bu gerçekten bir kabus gibi hep korkmuş, bu konu açıldığında hep
kaçmayı tercih etmişlerdir.
Bu, Allah'ın yaratışındaki mucizelerin sadece bir kısmıdır. Harun
Yahya'nın eserlerinde bu olağanüstü olayların daha bir çok yönünü
bulacaksınız. Ve materyalistlerin artık kaçacak bir yerlerinin kalmadığına
şahit olacaksınız.
|