|

UÇSUZ BUCAKSIZ BİR TARLADAKİ
KİŞİNİN GÖRDÜĞÜ HERŞEY, ASLINDA "KENDİ" İÇİNDEDİR
Resimde gördüğünüz kişi her yıl ekip, daha sonra da ürünlerini
topladığı tarlasına bakarken aklına şu önemli soruyu hiç getirmemiştir:
"Acaba ben mi tarlanın içindeyim, yoksa tarla mı benim içimde?"Dünya
üzerindeki insanların çok büyük bir bölümü de bu kişi ile aynı durumdadır.
Hiçbiri -en geniş arazide dahi bulunsa- gerçekte beynindeki küçük
mekandan dışarı çıkamadığını, bu genişliğin de beyninde oluştuğunu
aklına dahi getirmemiştir. Oysa bu, okul kitaplarında dahi yer verilen
apaçık bir bilimsel gerçektir.Tarlasında yürüyüp ürünlerini büyük
bir gururla seyreden kişi, gerçekte bu varlıkların hiçbiri ile muhatap
değildir. Buğdaylardan, güneşten, topraktan, gökyüzünden bu kişinin
gözüne gelen uyarılar, birtakım işlemlerden sonra elektrik akımına
çevrilmekte ve beynine sadece elektrik akımları ulaşmaktadır. Böylece
uçsuz bucaksız tarlasını seyrettiğini zanneden bu kişi, beyninin
içindeki tarlayı görmektedir.
İşte
burada karşımıza çok derin ve olağanüstü bir gerçek çıkmaktadır:
Beynin içinde ne bir ekran vardır, ne de bu görüntüyü oluşturacak
başka bir sistem! Dolayısıyla bu kişi tarlasını gördüğünü zannederken,
gerçekte beyninin içine ulaşan elektrik sinyallerini görmektedir.
Peki gerçeğiyle tıpatıp aynı olan bu çok net ve aydınlık görüntüyü,
zifiri karanlık beynin içinde, göze ve gözü oluşturan hiçbir organa
ihtiyaç duymadan gören kimdir?Bu görüntüyü gören Allah'ın yaratmış
olduğu ruhtur.İnsanların büyük bir bölümü bu gerçeği bir kez bile
akıllarına getirmemiş, bir bölümü de anlamaktan şiddetle korkmuşlardır.
Ancak artık bu korkularından uzaklaşmak zorundadırlar. Çünkü 21.
yüzyılda bilim, insanın, beyninin dışındaki maddesel dünyayla hiçbir
şekilde muhatap olamadığını tüm açıklığıyla ortaya koymuştur.
|