|

MATERYALİSTLERİN EN BÜYÜK
KORKUSU
Şu anda gazeteyi tutan, gazete kağıdının kenarını ve kalınlığını
hisseden eliniz değil. İnsan bir yere dokunduğunu düşündüğünde aslında,
beynindeki dokunma merkezi bazı sinir uyarılarından etkilenmiş demektir.
Örneğin, gazete kağıdını tutma hissi, sinir uyarıları vasıtasıyla
beyindeki dokunma merkezinde oluşturulan bir histir.Bu dokunma hissini
idrak eden beyindeki yağlar ve sinirler olamaz. O halde insanın
beyninde, eli ve parmakları olmadan gazeteyi tuttuğunu hisseden
varlık kimdir? İşte tüm materyalist felsefeyi temelinden çökerten
bu varlık, insanın ruhudur. Allah çok büyük bir mucize olarak insan
ruhuna, hiçbir uzvu bulunmadığı halde tüm hisleri idrak ettirir.
Örneğin
ruh, parmakları olmadığı halde gazete kağıdına, ipek kumaşa, pamuğa,
taşa veya kedinin tüylerine dokunduğunu hissedebilir. Üstelik, hayatı
boyunca bunların asıllarına dokunduğunu zanneder. Asla gazetenin,
kumaşın veya kedinin gerçeğine dokunamadığı ve büyük bir mucizenin
içinde yaşadığı halde bunu fark edemez.
İşte materyalistlere büyük korku veren gerçek budur. Tüm hayatlarının
maddeye bağlı olarak geçtiğini zanneden materyalistler, hayatları
boyunca maddenin aslına bir kez bile dokunamadıklarını, beyinlerinin
dışına kesinlikle çıkamadıklarını, maddenin aslını bir kez bile
göremediklerini düşündükçe, büyük bir çıkmazın içinde olduklarını
anlarlar. Bu yüzden bu olağanüstü önemli mucizeyi insanların gözlerinden
uzak tutmak için vargüçleriyle çaba sarfederler.Ancak Allah, 21.
yüzyılda insanların her an yaşadıkları bu önemli gerçeği kavramaları
için gereken ortamı yaratmış ve bilimsel gelişmeleri de bunun anlaşılması
için önemli bir destek kılmıştır.Harun Yahya, materyalistlerin en
büyük korkusu olan bu konuyu "Evrim Aldatmacası" isimli
kitabında detaylarıyla ve örnekleriyle açıklıyor.
|