|

İNSANLARIN HER AN İÇİÇE
YAŞADIĞI HALDE FARKINA VARAMADIKLARI
BÜYÜK BİR GERÇEK VARDIR!
Büyük bir ziyafet sofrasında oturan ve önündeki çeşit çeşit yiyeceklerden
yiyen insan bunların tadını damağında hissettiğini düşünür. Hiçbir
zaman büyük bir zevkle yediği salatanın, içtiği çorbanın lezzetinin,
aslında elektrik sinyalleri vasıtasıyla beyinde oluşan uyarılar
olduğunu aklına getirmez.Oysa gerçek, budur. Sofrada yediği yiyeceklerin
tümünden, insanın beynine uyarılar gelir. Ve uyarılar bu işle görevlendirilmiş
hücreler tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülerek beyindeki
tad alma bölgesine gönderilir. İşte bu işlemler sayesinde ziyafet
sofrasında yemek yiyen kişi, bir yiyeceğin aslı ile muhatap olmadığı
halde o yiyeceğin tadını aldığını zanneder.
Yiyeceklerin beyinde oluşan tadı gerçeğine o kadar benzer ki, söz
konusu kişi aldığı tadın gerçek olmadığını fark edemez.Ancak bu
durum gerçeği değiştirmez. Acı, tatlı, tuzlu, ekşi gibi tüm tadlar,
o kişinin beyninde oluşan hislerden başka bir şey değildir. Öyleyse
beyinde herhangi bir tad alma organına ihtiyaç duymadan yiyeceklerin
tadını ayırt eden, bunlardan zevk alan kimdir?Bu sorunun cevabı
Allah'ın yarattığı büyük bir mucizeyi ortaya koymaktadır. Beyindeki
elektrik uyarılarını nefis bir tatlı, güzel bir salata ya da meyve
olarak yiyen ve bunlardan lezzet alan insanın ruhudur.Pek çok insan
bu mucizenin bilimsel açıklamasından haberdardır. Teknik olarak
insan duyusuna ait herşeyin, beyinde oluştuğunu da bilir ancak bu
bilginin ne kadar olağanüstü bir gerçek olduğunu kavrayamaz. Bir
insanın bu APAÇIK GERÇEĞİ FARK EDEMEMESİ DE AYRI BİR MUCİZEDİR.Harun
Yahya'nın Sonsuzluk Başlamış Durumda, Gerçeği Bilmek ve Zamansızlık
ve Kader Gerçeği isimli eserleri bildiklerinizi doğru yorumlamanız
için yol gösterici olacaktır.
|