|

İNSANLARIN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU
HER AN YAŞADIKLARI BİR
MUCİZENİN FARKINDA DEĞİLLER
İnsanlar bir ses duyduklarında bu sesi duyanın kulakları olduğunu
zannederler. Oysa kulak kendisine ulaşan ses dalgalarını sese çevirmez,
öyle bir yeteneği yoktur. Kulak, kendisine gelen uyarıları, bazı
hücreleri sayesinde sinir akımına dönüştürür. Sonra bu sinir akımlarını
beyindeki işitme merkezine iletir. Ve beyinde bu akımlar ses olarak
işitilir. Örneğin radyonuzu açtığınızda radyonuzdan gelen uyarılar
kulağınız tarafından beyninize sinir akımı olarak gider. Ve bu sinir
akımlarını beyninizde en sevdiğiniz şarkı olarak dinlersiniz.Ancak
unutmayın ki, beynin içinde oluşan bir ses yoktur. Beynin içinde
her an çok derin bir sessizlik hüküm sürer. Ama herşeye rağmen beyne
ulaşan sinir akımlarını ses olarak dinleyen biri vardır.O halde
sinir akımlarını bir piyanoda çalınan çok güzel, bir beste olarak
dinleyen, üstelik bunun için bir kulağa da ihtiyaç duymayan, kimdir?
Beynin içindeki elektrik sinyallerini bir piyanonun sesi, radyodan
gelen bir melodi veya herhangi bir ses olarak işiten RUH'tur.Ve
ruhun, beynin içinde duyduğu sesler aslı ile o kadar aynıdır ki,
insan her zaman radyoda çalan bir parçanın aslını dinlediğini zanneder.
Allah, kusursuz bir yaratılışla insana her zaman dışarıdan gelen
asıl sesleri dinlediği hissini verir. Oysa insan hiçbir zaman bir
sesin aslını duymamıştır, hep asıl olanların beynindeki kopyalarını
dinlemiştir.İNSANLARIN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞUNUN FARKINDA OLMADIĞI
BU MUCİZEVİ GERÇEĞİ MUTLAKA DÜŞÜNÜN. Bu gerçeği düşünmek size dünya
hayatının gerçek yüzünü gösterecek ve Allah'ın ihtişamlı yaratışı
karşısında büyük bir hayranlık duymanıza vesile olacaktır.Harun
Yahya'nın Zamansızlık ve Kader Gerçeği isimli kitabından bu konuda
derinleşmek için faydalanabilirsiniz.
|