|

BEYİNDEKİ ÜÇ BOYUTLU, RENGARENK
GÖRÜNTÜYÜ GÖREN ŞUUR: RUHTUR
Gözümüz
de, televizyon da bir görüntü sağlayıcısıdır. Peki bu iki mekanizma
arasındaki farklar nelerdir? Bunları oluşturan parçaları ele alacak
olursak;TELEVİZYONUN PARÇALARI; katot, tüp, direnç, trasformatör,
odaklama sarımı, elektron tabancası, yalıtılmış tel gibi 100'ü aşkın,
özel üretilmiş parçadır.GÖZÜN PARÇALARI ise; protein ve yağlardan
oluşan hücreler, sinirlerdir.400'ü aşan miktarda parçadan yapılan
televizyonu oluşturmak için binlerce teknisyen ve mühendis onlarca
yıldır uğraşmaktadırlar. Örneğin nanoteknoloji adı verilen alanda,
metrenin milyarda biri boyutlarında teknik parça üretebilmek için
geçen yıl ABD, 423 milyon dolarlık bir bütçe ayırmıştır. Oysa milyonlarca
dolar harcama yapılarak elde edilmeye çalışılan bu ileri teknoloji
ürünü mekanizmaların benzerini gözümüzde sadece protein ve yağlardan
oluşan hücreler oluşturmaktadır. Bu hücreler mühendislerin elde
etmeye çalıştığı mikro boyutlu parçalardan daha küçüktürler ve kusursuzca
işlerler.
Üstelik
televizyonun görüntüsü ile gözün oluşturduğu görüntü kıyaslandığında,
gözün bize 3 boyutlu, net, rengarenk, mükemmel bir görüntü sunduğu
görülür. Elbette binlerce mühendis ve araştırmacının, yüz yıla yakındır
emek ve zaman ayırıp gerçekleştiremedikleri bu kaliteyi, yağ ve
proteinlerden oluşan hücreler kendi iradeleriyle elde edemez. Bu
hücreler sadece kendilerine gelen elektrik sinyallerini toplarlar.
Ancak beynin içinde tüm bunları yorumlayan üstün bir şuur vardır.
İşte bu da ruhtur. Darwinistler ruhun apaçık varlığını ispat eden
bu noktada tamamen çaresizdirler.
Harun Yahya'nın "Hayatın Gerçek Kökeni" adlı eserinde
insan vücudunun kusursuz yaratılışını ve evrim teorisinin bu konudaki
açmazlarını heyecanla okuyacaksınız.
|