|

SAHİP OLDUĞUNUZ HERŞEYİ
BEYNİNİZİN İÇİNDE ALGILADIĞINIZIN FARKINDA MISINIZ?
İnsanlar
sahip oldukları paraları emniyete almak için kasalarda saklar. Bu
paraları sayarken ise, büyük bir güce sahip olduklarının düşünürler.
Oysa bilinmelidir ki, kasasındaki paraları sayan bir insan, aslında
beynindeki paraları sayar. Paralarını emniyete aldığı kasanın tüm
sertliği, soğukluğu, kilidinin sesi, anahtarı ile birlikte insanın
beynindeki küçücük bir noktada hissedilir. İnsan hiçbir zaman paranın
ve kasanın dışarıdaki varlığı ile muhatap olamaz. Ancak beynine
ulaşan görüntüyü görebilir ve hisleri yaşayabilir.
Peki beyinde bu hayatı yaşayan, paralarını sayarak kendisini zengin
ve güvende zanneden kimdir? Beyin, protein ve yağ moleküllerinden
oluşan bir hücreler yığınıdır. Dahası beynin kendisi de bir algıdır.
Dolayısıyla beyin bu görüntüleri oluşturamaz.
Öyle
ise paraları sahiplenen, onları gören, etrafındaki sesleri duyan,
bir dostunu gördüğünde sevinen, canı sıkılan, müzik duyduğunda zevk
alan, çileğin tadından hoşlanan, sevdiklerini özleyen, vefa ve bağlılık
hissini bilen, acıma ve şefkat duyan kimdir?
Elbette tüm bunları algılayan ve hisseden, Allah'ın insana vermiş
olduğu ruhtur. Bu, Allah'ın bir mucizesidir. Kainatın yoktan var
edilmesi gibi, sonsuzluk gibi insan aklının hayret ve hayranlık
dolu derin tefekkürüne sebep olan bu ihtişamı anlamak ve anlatmak
çok önemli bir konudur.
Beynin içinde göz olmadan gören, kulak olmadan duyan, hisseden
varlığın ancak ve ancak ruhunuz olduğu gerçeğini Harun Yahya'nın
Evrim Aldatmacası adlı eserinden öğrenebilirsiniz.
|