|

YERYÜZÜNDE BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN
TEMİNATI İÇİN, DARWINİZM İDDİASININ GEÇERSİZLİĞİ ORTAYA KONMALIDIR
DARWINİZM canlıların Allah tarafından yaratılmayıp tesadüfen oluştuğunu
ve zaman içinde evrimleşerek bugünkü durumuna ulaştığını savunur.
Darwinizm'i temel dayanak noktası olarak benimseyen MATERYALİZM
ve KOMÜNİZM ise, toplumların da canlılar gibi diyalektik olarak
değiştiğini, buna göre kapitalist toplum düzeninden sonra komünist
toplum düzenine geçileceğini telkin ederler.
Bugün Rusya'da her ne kadar kapitalist bir düzen hüküm sürüyor
gibi gözükse de, gerçekte eski komünist sistemin bütün unsurları
hala mevcudiyetini sürdürmektedir. Lenin ve Stalin'in takipçisi
olan eski KGB ajanı Putin başta olmak üzere, çok sayıda üst düzey
yönetici ve yerel idarecinin komünist olmasının yanısıra, devlet
düzeni ve işleyişi ile idari yapılanma da, komünist rejimin derin
izlerini hala taşımaktadır.
 |
Bunun sebebi, Rusya'da komünizmin hiçbir zaman gerçekten yıkılmamış
ve sadece geçici bir süre "nadasa bırakılmış" bir düzen olmasıdır.
Söz konusu komünist kadrolar, inandıkları toplumsal diyalektik prensipleri
gereği, uygun zaman ve zeminde bu düzeni tekrar yeşertmek ve hayata
geçirmek için beklemektedirler. Bu süreci hızlandırmak maksadıyla
bir yandan, resmi olmayan gizli bir kapitalist tehditle bölgedeki
Türk Devletlerini baskı altında tutmaya çalışmakta ve özgürlüklerini
engellemektedirler. Diğer yandan da, illegal kapitalist güçleri,
Rus halkını ezmek için kullanmaktadırlar. Tüm bu tehdit ve baskılar
neticesinde bunalan insanların komünizmi arar hale geleceğini hesap
etmektedirler.
Unutmamak
gerekir ki, Allah yeryüzünde huzuru, barışı, dostluk ve kardeşliği
emrederken, Darwinizm'in orman kanunlarına inanan tüm komünist önderler,
20. yüzyılda dünyayı zulümle doldurmuşlardır. Masum insanları ailelerinden,
çocuklarından, anne babalarından ayırmışlar, türlü işkencelerle
katletmişler, kadın-erkek, çocuk-yaşlı ayırmadan toplu kıyımlar
yapmışlar, milyonlarca insanı açlıktan kırıp geçirmişler, milyonlarcasını
sakat bırakmışlardır. Ahlaksızlıkları, yolsuzlukları, adaletsizlikleri,
istismar ve dejenerasyonu yaygınlaştırmışlar ve dünya üzerinde büyük
bir fitne çıkarmışlardır. Tüm dünya materyalist-komünist anlayışın
zalimliğine 150 yıldır defalarca şahit olmuştur.
İşte, bütün bu zulümatı dağıtmak için, materyalist ve komünist
fikir akımlarının dayanak noktası olan Darwinist felsefenin karanlık
yüzünü tüm insanlığa duyurmak, bu felsefenin bilimsel çöküşünü göstermek
vicdani bir görevdir. Darwin'in hezeyanlarına aldanmayan, imanlı,
vicdanlı ve basiretli Türk Milleti bu göreve taliptir. Bu ideolojilere
karşı yapacağı fikri ve kültürel mücadele ile yeryüzünde barışın
ve güvenliğin teminatı olacaktır.
|